Sevgili Dostlar...
Gene bir şiir günümüze geldik ve bu güzelliği paylaşarak umutlarımızı ve düşüncelerimizi satırlara taşımak fırsatı bulduk.Bu konuda bize şair üstadlarımız yardımcı oldular ve olmaktalar,onların dizelerinden dünyaya bakmak ve onu değerlendirmek durumundayız.Yaşanmış veya yaşanası olaylardan dersler almak kazancımız olacaktır sanırım.Bu şiir gününde (çok sevdiğim bir dostumun tuttuğu bir ışık yardımı ile) Büyük İngiliz Şairi ve Yazarı William Shakespeare'den dizeler olacak.Bildiğiniz gibi,bu büyük şair,pek çok tiyatro eseri vermiş ve Sone'ler yazmıştır.Dünya edebiyat ve tiyatro tarihininde de en büyük yazarlardan birisidir.Bugün burada o'nun sonelerinden bir örnek verecek ve o'nun gönlünün zenginliğini ve ifade gücünü paylaşacağız.
Önce SONE hakkında biraz bilgi vereyim:Sone, belli bir uyak ve ölçü kalıbına dayalı, ondört dizelik şiirdir.Soneler kimi yorumcularca yarı örtülü bir yaşam öyküsü, kimilerince ise, yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan bir türde salt yazınsal denemeler olarak görülür.Shakespare'in günümüze ulaşan toplam 154 sonesi bulunmaktadır. Soneleri neredeyse bir ilişkinin günlüğü olarak görmek mümkündür, dolayısıyla oyunlarında hiç bakmadığımız otobiyografik bağlantılar sonelerde dikkatimizi çeker. Baştan çıkarma, sevgiliyi aldatma, aşkı elde edemeyince hırçınlaşma gibi temalar elbette tamamen Shakespeare’in kurgulaması olabileceği gibi, o sıralarda yaşadığı karmaşık ilişkileri de dile getiriyor olabilir. Bir roman, öykü ya da tiyatro eserinin konusu arkasında kolayca gizlenebilen yazar, kendini şiirleriyle ele veren şairden daha şanslıdır. Şiir, sanatçı ile izleyicinin en derin bağ kurduğu sanat formudur kuşkusuz. Bu yüzden de Shakespeare’in Sonelerini birçok eleştirmen şairin aşk günlüğü olarak değerlendirmiş, şiirlerde bahsedilen kişileri de gerçek yaşamda tanıdığı kişiler olarak görmüştür.
Sonelerde belirgin olarak dört karakter vardır: şairin kendisi, sarışın genç, rakip ozan ve esmer kadın. İlk 126 sone ilahi güzellikteki genç sarışına yazılmıştır, örneğin 1-17 soneler genç adamı evliliğin nimetlerine inandırmaya çalışır. Genç adamla şair tanımlanması zor ilişki yaşıyorlardır, baba öğütlerinden kösnül aşk sözcüklerine, hayranlıktan küçümsemeye, evlenmesini istemekten aşırı sahip olma duygusu ve kıskançlığa kadar giden uçlarda dolaşır şairin duyguları. Daha sonra gelen 26 sone “Esmer Kadın” olarak adlandırılan kişiye yazılmıştır. Şimdi şairin sonelerinden bir örnek vereyim ve sevgili dostlarıma veda edeyim:
66. Sone William Shakespeare
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Degil mi ki çiğnenmis inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Degil mi ki ayaklar altında insan onuru, O kızoğlan kız erdem daglara kaldırılmış, Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru, Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
"Can Yücel çevirisi"
|
• 2007-05-25 17:26:20 - Merhaba,
güzel özetliyor.Bu yazacağım temenni belki çok büyük bir istek ama yine de gerçekleşmesi için dua etmekten vazgeçmeyeceğim."Kuzuların kurdun yanında korkmadan durabileceği kadar âdil ve merhametli bir dünya"..Selâm ve saygılar sunarım.